Ancak, belki de birkaç ozan, dönemin bütün ozanlarını etkilemeyi başaramadı ve şiirde ölçü ve kalıptan sıyrılıp şiiri özgürlüğe (Özgür koşuk) kavuşturma uğraşına Nazım dışında kimse girme uğraşına girmedi. Servet-i Fünûn'dan sonra, Fecr-i Aticiler, Beş Hececiler gibi birçok ozan topluluğu şiirde öncelikle biçimci bir anlayışın var olması gerektiğini savundu.
Dediğimiz gibi, Nazım Hikmet, bu dönemde, bu topluluklardan ayrılan başlıca ozandır ve şiirimizde "Özgür koşuk"un da kurucusu sayılır.
Cumhuriyet rüzgarı esmeye başlayıp araya büyük bir dünya savaşı girdiği yıllarda, üç ozan, birden sahneye çıktı ve şiirden ölçü, uyak, redif gibi kalıp yapıların toptan atılıp şiirin dilinin de günlük dile, sokakta, kahvede, evde, sinemada konuşulan, canlı olan, halka yakın olan dile olabildiğince yaklaşması gerektiğini savundular.
Kimdi bu cesur üçlü: Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat Horozcu.
Garip'i kurdukları yıllarda, gerçekten de dedikleri gibi şiirden ölçüyü, uyağı,redif yani şiiri bir kaba sokmaya çalışan her tür aracı şiirlerinde uzaklaştırdılar ve eski şiirin o "Ağdalı" olarak belirttikleri ağır, ahenkli dilinden de kurtulup dizelerin olabildiğince yalınlaştırdılar.
Burada hemen şunu söyleyelim ki, imge de Garipçiler için işi iyice karıştırmaktan, şiiri anlaşılmaz kılmaktan öteye gitmez. Çünkü imgeyi, söz sanatları yaratır. Söz sanatlarıyla oluşturulmuş ve dil olarak da halkça anlaşılmaz olabilecek bir şiir, Garipçilerce kabul edilemez.
Garip için konuşulacak, anlatılacak onca şey var ki burada bu küçük yazıda bunların hepsine değinmek elbette olası değil; ancak şunu belirtmek gerekir: Şiir için düşündükleri, düşledikleri çok büyük erdemlerdir. Bu yüzden -Orhan Veli'yi bilemesek de- Melih Cevdet ve Oktay Rifat için sonraki ozanlık yılları elbette gerçek bir ozanda olacağı gibi her zaman bir arayış içinde olmuş, doğrudan Garip'in getirdiği anlayışla şiir yazmayı bırakıp yeni sulara, okyanuslara yelken açmış şiir çıtalarını her gün yükseltmişlerdir.
Garip ise, bu ülke şiirine kesin ve hakkı iade edilmesi gereken bir devrim getirmiştir. Elbette söz sanatları olmadan dahası "İmge" kurulmadan şiirden söz edemeyiz -Kaldı ki incelendiği durumda, Garip şiirlerinin de asla imgeden yoksun olduğu söylenemez-; ancak Garip şiiri bu boyutta değerlendirilmeden önce çok başka alanlarda değerlendirilmelidir. Gerçekten şiiri yalın yurttaşa yaklaştırmış ve serbest şiiri Türkiye'de kanıksatan ve gelecek kuşaklara bu anlayışta yol açan anlayış olmuştur.
Garip şiirinden örnekler:
Kumrulu Şiir
Duyduğum yoktu ne vakittir
Güvercin sesi, kumru sesi, pencerede;
İçime gene
Yolculuk mu düştü, nedir?
Nedir bu yosun kokusu,
Martıların gürültüsü havalarda;
Nedir?
Yolculuk olmalı, yolculuk.Orhan Veli Kanık
Gölgem
Bıktım usandım sürüklemekten onu,
Senelerdir, ayaklarımın ucunda;
Bu dünyada biraz da yaşayalım,
O tek başına,
Ben tek başıma.Orhan Veli Kanık
Bu dünya ne tuhaf
Alışamadım bir türlü denize,
Beş kıtaya, insan sesine.
Her gün yeniden düşünüyorum hepsini.
Alışamadım desem doğrudur
Ellerime.
Melih Cevdet ANDAY
Melih Cevdet'in bu Garip anlayışındaki şiirine karşılık, sonraki dönemlerinde yazdığı bir şiirini de burada paylaşmalıyız:
"Kara gemi Okeanos ırmağının
Akıntısından kurtulup tanrısal
Denizde Ayaye adasına varınca
Onu kumsala çektik ve uykuya
Dalarak tanrısal şafağı bekledik.
Sabah sisi içinde doğan
Gül parmaklı şafak
Elpenor'un yüzüstü yatan ölüsünü
Bulmuştu ilk önce kıyıda.
Martı leşleri ve deniz kabukları arasına
Törenle gömdük onu kederli
Gönülle ve yanık yüzlü şaraptan
İçerek dinledik Kirke'yi. "
Kolları Bağlı Odysseus'tan
Ve Oktay Rifat'ı da Garip ve sonrasında yazdığı ve her ikisinde de kedi imgesini
kullandığı iki şiiri ile anıyoruz:
KediHısım akraba karşıda
Gece yatısına gitse ya
Gidemiyor
Konu komşuya bile zor
Kedisi var
Kediye bakıyor
Oktay Rifat HOROZCU
Sokakta
Kedi gözü gibi incelmiş sokakta,
Omzumda kaygan urganı yağmurun,
Eski bir ölü çekiyorum yedekte.
Görüntümün ekseninde dönüyorum
Bir kapı açıyorum kendime benzer
Bir gözüm uyudu, bir gözüm ayakta.
Gece akrep gibi iniyor duvardan.
Oktay Rifat HOROZCU
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder